DUKTOSKOPİ HAKKINDA
DUKTOSKOPİ Yazdır e-Posta

Duktoskopi: erken meme kanserini saptamada yeni bir yöntem

Duktoskopi (Mammary ductoscopy (MD)), meme başındaki kanal ağzından milimetrik fiberoptik endoskoplarla girilerek, süt kanallarının direk incelenmesini sağlayan ve yeni geliştirilen bir tekniktir. Bu endoskoplar aynı zamanda kanal içerisinde yıkama, duktal lavaj yapılmasını, biopsi alınmasını ve bazı tedavi edici işlemleri de mümkün kılar. Duktoskopi lokal anestezi altında ve muayenehane şartlarında bile kolayca uygulanabilir.

 

Patolojik meme başı akıntılarına dikkat!

Duktoskopi sayesinde patolojik meme başı akıntısı olan pek çok hastada, kanaldan köken alan meme kanserinin erken dönemde saptanması teknik olarak mümkündür. Ofis şartlarında ve herhangi bir risk olmaksızın uygulanabilen bu metod, tek kanaldan meme başı akıntısı olan tüm hastalarda önerilmelidir. Duktoskopi aynı zamanda biopsi işlemlerinde gereksiz genişlikte doku alınmasını ve anlamsız cerrahi rezeksiyonu da engeller. Duktoskopik sitoloji (kanaldan yıkama sıvısında hücresel tetkik) meme kanseri tanısı koydurmada henüz çok duyarlı olmasa da, bununla ilgili teknikler ve biopsi aygıtları geliştirilmektedir.


Duktoskopinin Gelişimi

Duktoskopi aslında son 15 yılda geliştirilen yeni bir endoskopik tetkiktir. İlk geliştirilen skoplar sınırlı optik özelliklere sahipti, geniş çaplıydı ve çalışma kanalları yoktu. Bu nedenle kötü bir görüntü kalitesi sunabiliyordu. Üstelik bu eski skoplarla elde edilen görüntüler çok küçüktü ve doğru bir klinik hüküm vermek için yetersizdi. Günümüzde endoskopik tetkiklerdeki teknolojik gelişmeler bu sorunların çoğunun üstesinden gelmiştir. Rijid ve fleksibl mikroendoskopların günümüzdeki versiyonları mükemmel fiberoptikler kullanmaktadır ve iç çapları 0.45-1.3 mm arasında değişmektedir. Meme başı yüzeyine açılan kanaldan girilerek pek çok iyi huylu ve kötü huylu patolojinin köken aldığı yer olan meme kanalı epitelinin direk gözlemine olanak sağlarlar. Bu skoplar insuflasyon, yıkama, duktal lavaj ve olası tedavi edici girişimlere de imkan yaratırlar. Keskin, temiz ve büyütülmüş görüntü lombine edilen bir video monitöre aktarılır. Mikro fırça ve diğer biopsi aygıtları direk görüş altında doku örnekleri alınmasına ve sitopatolojk analize olanak sağlar. Duktoskopi ofis şartlarında minimal rahatsızlıkla lokal anestezi altında yapılabilir ve bildirilmiş komplikasyonu yoktur.

Duktoskopinin potansiyel klinik uygulamaları patolojik meme başı akıntısı olan kadınlarda, kanser için meme koruyucu cerrahiye kılavuz olarak ve yüksek riskli kadınların taramaları için uygundur.


Meme Başı Akıntısı Kanser Belirtisi Olabilir

Patolojik meme başı akıntısı meme polikliniklerine başvuran kadınların yaklaşık % 5’inde görülen, nispeten sık bir belirtidir. Papillom, patolojik meme başı akıntısı olan kadınların % 40 ila % 70’inde görülen en sık patolojik bulgudur ve adenomatöz veya epitelyal proliferasyonla karakterizedir. Bununla birlikte, patolojik meme başı akıntısında invaziv (yayılmış) veya insitu (erken evre) malignite olasılığı farklı çalışmalarda % 1 ile % 23 arasında bildirilmiştir. Tanıyı koymakta ve akıntıyı kontrol etmekte en güvenilir yöntem kanalın çıkarılmasıdır. Başarı şansı akıntının kaynağını doğru belirleme ile orantılıdır. Spesifik bir kanal saptanamadığında genellikle retroareoler (meme başı arkası) duktal sistemde körleme bir eksizyon yapılmaktadır.


Duktoskopi Ameliyat İhtiyacını Ortadan Kaldırabilir

Duktografi (kanala opak madde verilerek film çekilmesi) patolojik meme başı akıntılarının değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel bir tanı yöntemidir. Duktografiden farklı olarak duktoskopi kanal lümenini tam olarak tıkamayan lezyonları da tespit edebilir. Ayrıca, duktoskopi aynı kanal içerisindeki multipl lezyonları da saptayabilir. Duktoskopi lezyonun tam lokalizasyonunu sağladığı gibi, cerrahi kanal çıkarımını en aza indiren bir kılavuz rolü oynar ve eğer patolojik meme başı akıntısının endoskopik ve patolojik olarak iyi huylu olduğu kanıtlanırsa cerrahi ihtiyacını bile ortadan kaldırabilir. Duktoskopinin diğer avantajları direk görüş altında duktal lavaj ve özellikle kanal sisteminin derinlerindeki lezyonlar için ameliyat sırasında kılavuzluk görevidir. Kanal içi lezyonların görüntülenmesine ek olarak, endoskopik olarak elde edilen duktal lavaj sıvısının sitolojik analizinin, basitçe akıntıdan yapılan sitolojik incelemeden çok daha isabetli olduğu gösterilmiştir.


Avantajlı ve Ekonomik Bir Yöntem

Özetle, duktoskopi tek bir kanaldan patolojik meme başı akıntısı olan hastalarda ofis şartlarında bile güvenle uygulanabilecek bir yöntemdir. Yöntemin gereksiz kanal eksizyonu prosedürlerini ortadan kaldırma ve cerrahi rezeksiyonun genişliğini azaltma potansiyeli vardır. İşlem sırasında basitçe ışığın deriden transillüminasyonu kanal eksizyonu için bir kılavuz olarak kullanılabilir. Veya metilen mavisi verilerek sadece özel bir kanalın çıkarılması sağlanabilir. Duktoskopi sırasında kanala prolen işaret sütürü de bırakılabilir. Duktoskopi benign nedenlere bağlı patolojik meme başı akıntısı olan hastalarda kanal eksizyonu ihtiyacını ortadan kaldırarak gereksiz işlem maliyetlerini de önleyebilir.

Bununla birlikte, duktoskopinin klinik pratikte kullanımı ile ilgili bazı kısıtlamalar da vardır. İlk kısıtlılık meme anatomisi ile ilgilidir. Duktoskopi her memede 1-2 kanalı inceler ve meme başı yüzeyinin hemen altında yer alan 13-18 kanalı incelenmeden bırakır. Buna rağmen, ana santral kanallar meme hacminin % 75’ini drene ettiğinden bu volüme erişimi sağlar, ancak bu kanalların malignitenin en sık görüldüğü yerler olup olmadığı net değildir. Günümüzde duktoskopi skopların çapına bağlı olarak periferik küçük kanalcıklara erişimi sağlayamamaktadır. Bu nedenle, malign lezyonların sıklıkla köken aldığı TDLU (terminal kanal-lobül üniti) görüntülenememektedir. Going ve arkadaşlarının yeni bir çalışması meme başı-areolar kompleksin karmaşık yapısını demonstre etmiştir. Bu da duktoskopinin duktal sistemi incelemekteki kısıtlılıklarını açıklar. Araştırmacıların tariflediği üç ayrı kanal popülasyonu içeren üç boyutlu meme başı modelinde bazı kanallar duktoskopi ve duktal lavajla erişilmez pozisyondadır. Gelecekte daha küçük çaplı mikro endoskopların geliştirilmesi ve daha periferik bölgelerde manevralar yapılabilmesi bu kısıtlılıkları aşabilecektir.

İkinci kısıtlılık endoskopik bulguların histolojik doğrulanması ile ilgilidir. Günümüzdeki biopsi aygıtlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Skopların küçük çaplı çalışma kanallarından ilerletilebilecek güvenilir intraduktal biopsi aygıtlarının geliştirilmesi bu kısıtlılığı da ortadan kaldıracaktır. Ek olarak, duktoskopi sırasında kanal yıkamaları verilen sıvının sadece üçte birini geri alır. Bu nedenle, muhtemelen daha küçük ve uzaktaki kanallarda anlamlı miktarda sıvı ve hücre kısıtlı kalır. Ayrıca, papilloma vakalarında duktoskopik sitoloji sıklıkla atipi göstermektedir.

Daha önceki çalışmalarda duktoskopi yardımıyla duktal lavajdan sitolojik örneklerin yüksek oranda spesifik olduğu, fakat memede kanser olup olmadığı konusunda gerekli sensitiviteyi göstermediği gösterilmiştir.

Sonuç olarak, duktoskopi pek çok hasta için uygundur ve meme kanserinin erken teşhisinde yardımcı olabilir. Ayrıca, duktal erken evre kanserlerin tanısında diğer yöntemlerle birleştirilebilir. Mammografi, meme başı akıntısından sitolojik inceleme, ultrason, MRI ve galaktografi gibi tetkiklerde saptanamayan erken evre duktal kanserlerin duktoskopi ile saptanabildiği bildirilmiştir. Patolojik meme başı akıntılarında gereksiz cerrahi müdahaleleri önlemesi ve çıkarılacak alanı küçültmesi en büyük avantajlarıdır. Ayrıca lümpektomi sırasında intraoperatif olarak duktoskopi yapılması da diğer bir yöntemdir. Rutin intraoperatif duktoskopi ikincil cerrahi girişimleri önler. Duktoskopi meme kanseri için bir tarama yöntemi olarak potansiyele sahiptir. Ancak henüz bunu kanıtlayan çalışmalar yoktur. Ancak yüksek risk grubunda taramada ve risk azaltıcı stratejilerde kullanılabilir.

International Seminars in Surgical Oncology 2006, 3:16

 

Firmamız Alman POLYDIAGNOST Firmasının DUCTOSCOPY (MilkDuct) Ürünlerinin Türkiye tek yetkili satıcısı ve temsilcisidir.

 

 

Duktoskopi Hakkında YouTube Videoları :

 

Doç.Dr.Ömer Bender Alet Tanıtımı

Duktoskopi İşlemi Doç.Dr.Ömer Bender

İntroduktal Papillom Görüntüleri Doç.Dr.Ömer Bender

Papillomların Meme Başından Çıkartılması Doç.Dr.Ömer Bender

Süt Kanalı Endoskopik Görüntüsü Doç.Dr.Ömer Bender

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook'da INFRAMED Grubuna Katılmak İçin Tıklayın Gruba katılmak için tıkla

DOMUZ GRİBİNE KARŞI DA DITI !!!

Meditherm 520 Ateş Aralığı Tesbit Sistemi ile kamuya açık alanlarda sadece Domuz gribi değil, SARS ve türevi tüm ateşli bulaşıcı hastalıkların tesbitinde en kesin çözümdür. Bilgi için tıklayın...

 

 

DITI ERKEN UYARI SİSTEMİ İLE MEME KANSERİNİN ÖNÜNE GEÇEBİLİRSİNİZ.

Her yaştaki kadına uygulanabilen tamamen ağrısız ve zararsız 15 dakikalık bir test olan DITI ile meme kanseri kâbus olmaktan çıkıyor...

DITI,

"Erken algılama hayat kurtarır!"

Mangal Ve Izgara İle Pişirilen Etlerin Marine Adilmesi Meme Kanseri Riskini Azaltıyor Mu?

Mangal ve Izgarada pişirilen etler kısa sürede yüksek dereceli ısıya maruz kalırlar. Bu süreç sırasında etin üzerinde heterosiklik amin adı verilen bazı kimyasal bileşikler oluşur. Bu kimyasal maddelerin meme kanseri ve bazı kanser gelişme risklerini artırdığı çeşitli çalışmalarda bildirilmiştir.

 

 

Yeşil Çay Meme Kanseri Riskini Azaltıyor mu?

Yeşil çay, Asya ülkelerinde oldukça sık tüketilen bir içecektir. Son yıllarda, yeşil çayın meme kanseri riskini azalttığı veya daha önce meme kanseri ile tanışmış olan kişilerde kanserin tekrar etmesi riskini azalttığı yönünde basında birçok yazı yayınlanmakta. Konuyu bilimsel yönden inceledik.