Spor Hekimlğinde DITI

Kas ve İskelet sistemi hakkında klinik kararlar vermek için...

Spor Hekimlğinde DITI

DITI'nin nöromüsküler hasarlarda ve sakatlanan sporcunun müsabakaya ve/veya yarışmaya geri dönüp dönemeyeceğinin belirlenmesinde yararlı bir tanılama aracı olduğu görülmüştür.

DITI invazif olmaması, risksiz ve göreli olarak taşınabilir olması nedeniyle, klinik muayene için çok yararlı bir araçtır ve spor hekimliğinde, antrenmanlarda veya egzersiz odalarında yaralanmaları değerlendirmek ve klinik kararlar vermek için kullanılabilir.

DITI yalnızca bir teşhisin doğrulanmasına katkıda bulunmakla kalmaz, tedavi tepkisi ve seyrini değerlendirmek ve prognoz için bir gösterge olarak kullanılabilir.

DITI aralarında epikondilit, patella ve femur sendromları, ayak bileği yaralanmaları, incik çıkıntıları, darbe kırıkları, miyofasiyal ağrı sendromları, omurga ağrı sendromları, omuz ağrıları, ayak ağrı sendromları ve damar rahatsızlıkları dahil pek çok rahatsızlığın teşhis ve ilerleme durumunun izlenmesinde yararlıdır. DITI'nin spor hekimliğine yaptığı katkıların en önemlilerinden birisi, en küçük yaralanmalardan sonra bile ortaya çıkabilen refleks sempatik sistem distrofisine bağlı travma sonrası ağrı sendromlarının (kompleks bölgesel ağrı sendromu) ve sempatik sisteme bağlı sürekli ağrı sendromlarını algılamasıdır. Bu vakaların tanılanması hep çok güç olmuştur. DITI, ağrı ve yaralanmalara sempatik tepki olan somatik cilt tepkilerini kaydederek otonom/sempatik sinir sistemine paha biçilemez bir pencere açmaktadır.

Isı emisyonunu ve cilt içi kanın mikro-dolaşımını kontrol eden mekanizma sempatik sinir sistemidir. Periferal arteriollarda ve prekapiller sfinkterlerde sürekli bir büzülme davranışı vardır. Bu davranış cilt damarlarını kısmen darlaştırarak aşırı ısı kaybını önler. Bu otomatik ayarlama gangliyon öncesi sempatik sinir liflerinin gangliyon sonrası sinirlere temasına bağlantılıdır. Gangliyon sonrası lifler damar yapılarından geçer ve ciltteki mikro sirkülasyonda alfa reseptörünü modüle eder. Damar büzüşmesine bağlı sempatik büzüşme fonksiyonu arttıkça cilt seviyesine daha az termal emisyon gerçekleşir. Bunun nedeni gangliyon sonrası lif fonksiyonu veya iritasyonunun artması veya ciltteki mikro sirkülasyondaki alfa reseptörlerinin aşırı hassaslaşması nedeniyle daha fazla katekolamin bağlanması olabilir. Termal emisyonun artma nedeni gangliyon sonrası fonksiyonun azalması (örneğin sinir kaybı durumunda olduğu gibi) veya alfa reseptörlerin bloke olması (P maddesi gibi büzüştürücü maddelerin salınmasına bağlı reseptör yorgunluğu) olabilir.

Kas, eklem, kemik, ligament ve sinir hasarlarının tamamı hastaların ağrı hissetmesine neden olur. Ağrı duygusu C-sinir uçlarının afferent uyarısıyla taşınır. Bu miyelinsiz liflerde belirli bir sempatik sinir yüzdesi vardır. Ağrı merkezi olarak işlenir ve beyne spinotalamik yolla aktarılır. Hasta yaralanma bölgesinde ve yaralanma bölgesinin uzağındaki bölgelerde ağrı hissedebilir. Buna yansıyan ağrı denir. Miyofasiyal sendromlarda ve somatik vücut içi rahatsızlıklarda yansıyan ağrıları belgelemek için çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu yansıyan ağrı bölgelerinin somatik cilt sempatik tepki bölgeleri olduğuna inanılmaktadır. Bu ağrı bölgeleri ortak bir otonom sinir ağı üzerinden çalışırlar. Somatik cilt tepkisi DITI ile görüntülenebilir. Ağrının yaralanmaya karşı verilen nörojen ve otonom bir tepki olduğuna inanılmaktadır ve DITI bulguları sporcu yaralanmalarında hastanın bildirdiği ağrı bölgeleri ile çok iyi eşleşmektedir ve tanılama için çok uygundur. DITI ağrının bir resmini vermez, ancak ağrı bölgeleriyle ilişkili gibi görünen otonom sistem bozukluklarının bir resmini verir.

Yara bölgesine hissedilen ağrı, P, kinin, histamin gibi travma sonrası metabolik yan ürünler nedeniyle alfa reseptörü blokajı ve sempatik sinir fonksiyonunun düşmesi nedeniyle genellikle hipertermik (yüksek termal emisyon) olarak görüntülenir. Buna somatik cilt refleksi denilebilir.

Sempatik fonksiyonların artması nedeniyle yansıyan ağrı bölgeleri genellikle hipotermiktir (termal emisyon düşer.

DITI, AMA Bilimsel İşler Konseyi tarafından 1987'den beri, ACA Tanılama Amaçlı Görüntüleme Kurulu tarafından, Nöroşirurji Kongresi tarafından 1988'den beri ve Amerikan Fiziksel Tıp Akademisi tarafından 1990'dan beri bir tanılama aracı olarak kabul edilmiştir. DITI'nin güvenilirliği ve geçerliliği ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır. Alt sırt ağrılarından muzdarip hastalarda DITI taramasının sonuçları ile ilgili bir araştırmada % 96 oranında bir güvenilirliği olduğu gösterilmiştir. Diz ağrısı çeken hastalarda, test etkinliği % 98 ve güvenilirliği % 94 olmuştur.

DITI'nin klinik yararı yüksek, maliyeti düşük ve riski yoktur ve anında gerçek zamanlı görüntüler elde etmenizi sağlar. DITI yaygın hastalıkları tedavi eden doktorlar tarafından tanılama ve değerlendirme amaçlı olarak kullanılmalıdır. Çoğu doktorun kendisine ait tanılama aygıtları yoktur, ancak büyük şehirlerde ve şehirleşmemiş yerleşim alanlarında doktorların bu yararlı teknolojiden ve tanılama testinden yararlanmalarını sağlayacak tecrübeli termograflar bulunmaktadır. Büyük merkezi hastanelerde termal görüntüleme birimi olmalıdır ve DITI'nin artık çok ekonomik hale geldiği günümüzde bu, doktorların bu objektif fizyoloji testinden yararlanmalarını ve bu sayede hastalarını da yararlandırmalarını mümkün kılacaktır.

Spor Hekimliği Alanındaki Bilimsel Çalışmalar

DITI; fibrokistler, iltihap, damar hastalığı, enflamasyon ve meme kanseri gibi en küçük fizyolojik değişikliği algılar.

Bize Ulaşın


* : Bilgi girişi zorunlu alan.
** : En az birine bilgi girişi zorunlu alanlar.

İletişim Kanallarımız